TCK m. 124'te düzenlenen 'haberleşmenin engellenmesi' suçunun faili herkes olabilirken, TCK m. 261'deki 'kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf' suçunun faili kim olabilir? Bu iki suçun 'özgü suç' olup olmama durumunu karşılaştırınız.
İki suçun faili açısından temel bir fark bulunmaktadır: 1) Haberleşmenin Engellenmesi (TCK m. 124): Bu suç, 'özgü suç' değildir. Kanun metninde fail için özel bir nitelik (kamu görevlisi, doktor vb.) aranmamıştır. Dolayısıyla bu suçu 'herhangi bir kimse' işleyebilir. 2) Kişilerin Malları Üzerinde Usulsüz Tasarruf (TCK m. 261): Bu suç, bir 'özgü suç'tur. Kanun metni, failin 'kamu görevlisi' olmasını açıkça bir suç unsuru olarak aramıştır. Bu eylemi ancak bir kamu görevlisi, görevini ifa ederken veya görevinden kaynaklanan yetkiyi kullanarak işleyebilir. Sıradan bir vatandaşın aynı fiili işlemesi bu suçu oluşturmaz, şartlarına göre başka suçları (örneğin mala zarar verme, hakkı olmayan yere tecavüz) oluşturabilir. Karşılaştırma: TCK m. 124 genel bir suç iken, TCK m. 261 sadece belirli bir sıfata (kamu görevlisi) sahip kişiler tarafından işlenebilen bir özgü suçtur. Özgü suçlarda, bu sıfata sahip olmayan kişiler suça ancak azmettiren veya yardım eden olarak iştirak edebilirler. (Kaynaklar: haberlesmenin-engellenmesi-sucu-cezasi-nedir.html, kisilerin-mallari-uzerinde-usulsuz-tasarruf-sucu.html)