Bir kişinin, vefat eden babasının terekesine dahil olan ve tüm mirasçıların elbirliğiyle mülkiyetine tabi olan bir apartman dairesini, diğer mirasçıların haberi ve rızası olmadan kiraya vererek kira bedellerini tek başına tahsil etmesi durumunda, bu eylem hangi suçu oluşturur? Hukuki nitelemeyi TCK m. 155 (güveni kötüye kullanma) ve m. 141 (hırsızlık) açısından tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198855

Bu eylem, TCK m. 155/1'de düzenlenen 'güveni kötüye kullanma' suçunu oluşturur. Hırsızlık suçu (TCK m. 141) oluşmaz. Ayrımın temel noktası, suçun konusunu oluşturan mal üzerindeki zilyetlik ilişkisidir. Hırsızlık suçunda fail, zilyedi olmadığı bir malı, zilyedinin rızası dışında bulunduğu yerden alır. Güveni kötüye kullanma suçunda ise fail, zilyetliği kendisine devredilmiş olan bir mal üzerinde, devrin amacına aykırı bir şekilde tasarrufta bulunur. Elbirliği mülkiyetinde her bir mirasçı, tereke mallarının tamamı üzerinde zilyettir. Ancak bu zilyetlik, diğer mirasçılarla birlikte ve terekenin menfaatine kullanılması gereken bir zilyetliktir. Mirasçılardan birinin, diğerlerinin rızası olmadan terekeye ait bir malı kiraya verip gelirini kendisine alması, kendisine duyulan güvene ve elbirliği mülkiyetinin gerektirdiği birlikte hareket etme yükümlülüğüne aykırı bir tasarruftur. Bu nedenle, zilyetliği altındaki bir maldan, devir amacına (terekenin korunması ve yönetimi) aykırı olarak kendisi lehine yararlandığı için eylem güveni kötüye kullanma suçunu oluşturur. (Yargıtay 15. Ceza Dairesi - Karar: 2014/2001 - benzer bir olayda yöneticinin eylemini hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma olarak nitelemiştir, Kaynak: kisilerin-mallari-uzerinde-usulsuz-tasarruf-sucu.html metnindeki başka bir karar.)