CMK m. 145 ve 146 uyarınca şüpheli veya sanığın 'zorla getirilmesi' kararı bir koruma tedbiri midir? Bu kararın uygulanması sırasında kişinin özgürlüğünün kısıtlandığı süre, olası bir beraat veya takipsizlik kararı sonrası CMK m. 141 kapsamında tazminat talebine konu edilebilir mi? Gerekçelendirerek açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198850

Evet, zorla getirme (ihzar) kararı, kişi özgürlüğünü geçici olarak kısıtlayan bir koruma tedbiridir. Bu tedbir, kişinin ifade veya sorgu için yetkili makam önünde hazır bulunmasını sağlamayı amaçlar ve işlem tamamlanana kadar kişinin serbest dolaşımını engeller. Ancak, zorla getirme kararı ve bu kapsamda kişinin özgürlüğünün kısıtlandığı süre, CMK m. 141'de sayılan tazminat gerektiren haller arasında yer almaz. CMK m. 141, tazminat nedenlerini sınırlı sayıda (numerus clausus) saymıştır. Bunlar; kanuna aykırı veya haksız olarak yakalanma, tutuklanma, gözaltına alınma, arama yapılması gibi durumlardır. Zorla getirme, kanunda öngörülen usule (usulüne uygun davetiyeye rağmen gelmeme) uygun olarak uygulandığında, 'haksız bir işlem' olarak kabul edilmez. Kişinin kendi kusuruyla (davete uymama) neden olduğu bir sonuçtur. Dolayısıyla, usulüne uygun bir zorla getirme kararı nedeniyle yolda veya adliyede bekletilerek geçirilen süre için, kişi daha sonra beraat etse veya hakkında takipsizlik kararı verilse bile, CMK m. 141 kapsamında tazminat talep edilemez. (Kaynak: cmk-madde-145-ifade-veya-sorgu-icin-cagri.html ve genel CMK bilgisi)