TCK m. 261'de düzenlenen 'kişilerin malları üzerinde usulsüz tasarruf' suçunun oluşabilmesi için failin 'zorla' tasarrufta bulunması gerekmektedir. Bir köy muhtarının, köy içme suyu projesi kapsamında, arazi sahibinin sözlü rızasını alarak ancak herhangi bir kamulaştırma kararı olmaksızın arazisinden su borusu geçirmesi durumunda bu suçun unsurları oluşur mu? 'Zor kullanma' unsurunu tartışınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #198846

Hayır, bu durumda suçun unsurları oluşmaz. TCK m. 261'deki suçun maddi unsurlarından en önemlisi, kamu görevlisinin kişilerin malı üzerinde 'zorla' tasarrufta bulunmasıdır. 'Zorla' unsuru, mülk sahibinin iradesine aykırı, onun rızası olmadan bir eylemde bulunulmasını ifade eder. Yargıtay 15. Ceza Dairesi'nin 2014/8018 sayılı kararında da belirtildiği gibi, eğer mal sahibine önceden bilgi verilmiş ve onun rızası (açık veya zımni) alınmışsa, ortada bir zorlama unsurundan bahsedilemez. Somut olayda, muhtarın arazi sahibinin sözlü rızasını alarak işlem yapması, eylemdeki 'zorla' unsurunu ortadan kaldırmaktadır. Rıza, hukuka uygunluk nedenidir ve fiilin suç oluşturmasını engeller. Bu nedenle, kamulaştırma usulüne uyulmamış olması idari bir eksiklik veya haksız fiil teşkil etse de, rıza varlığı nedeniyle TCK m. 261'deki suçun maddi unsurları oluşmadığından, muhtarın beraatine karar verilmesi gerekir. (Kaynak: kisilerin-mallari-uzerinde-usulsuz-tasarruf-sucu.html)