TCK m. 158/2'de düzenlenen ve 'nüfuz ticareti' olarak da bilinen nitelikli dolandırıcılık türü ile TCK m. 255'teki 'nüfuz ticareti' suçu arasında ne gibi farklar vardır? Bir kişinin, 'Valilikteki tanıdıklarım vasıtasıyla ruhsat işini hallederim' diyerek menfaat temin etmesi hangi suçu oluşturur? Açıklayınız.
TCK m. 158/2, dolandırıcılık suçunun özel bir görünümüdür. Fail, kamu görevlileriyle ilişkisi olduğunu veya onlar nezdinde hatırı sayıldığını söyleyerek, belli bir işi gördüreceği vaadiyle mağduru 'aldatır' ve haksız bir menfaat temin eder. Bu suçun oluşması için mağdurun hileli davranışlarla aldatılması ve iradesinin sakatlanması esastır. TCK m. 255'teki 'nüfuz ticareti' suçu ise bir rüşvet suçuna benzer. Burada fail, kamu görevlisi üzerindeki varsayılan veya gerçek nüfuzunu kullanarak, bir işin görülmesi veya görülmemesi için karşı taraftan menfaat temin eder. Aldatma unsuru ön planda değildir; taraflar arasında hukuka aykırı bir işin yapılması için bir 'anlaşma' vardır. Somut olayda, kişinin 'Valilikteki tanıdıklarım vasıtasıyla ruhsat işini hallederim' diyerek menfaat temin etmesi, TCK m. 158/2'deki nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturur. Çünkü fail, mağduru kamu görevlileri nezdindeki nüfuzu olduğu yalanıyla 'aldatarak' menfaat sağlamaktadır. Eğer ruhsatı alacak kişi, bu kişinin gerçekten nüfuzu olduğuna inanarak değil de, bu nüfuzu kullanması için ona para veriyorsa, yani bir aldatma değil, hukuka aykırı bir aracılık anlaşması varsa, o zaman TCK m. 255 gündeme gelebilir. Ancak vaat ve aldatma unsuru baskınsa suç nitelikli dolandırıcılıktır. (Kaynak: oner.av.tr/nitelikli-dolandiricilik-sucu-ve-cezasi/)