TCK m. 208'de düzenlenen 'özel belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçu ile TCK m. 205'teki 'resmi belgeyi bozmak, yok etmek veya gizlemek' suçu arasındaki ayrım, özellikle suçun konusu olan belgenin niteliği saptanamadığında nasıl çözümlenir? Yırtılmış bir senedin parçaları ele geçirilemediğinde, mahkeme hangi suçun oluştuğuna nasıl karar vermelidir?
İki suç arasındaki temel ayrım, suçun konusunu oluşturan belgenin niteliğindedir. TCK m. 205 resmi belgeyi, TCK m. 208 ise özel belgeyi koruma altına alır. Bir senedin (bono) resmi belge mi yoksa özel belge mi sayılacağı tartışmalıdır; ancak Yargıtay uygulamasına göre, TTK'daki tüm unsurları taşıyan kambiyo senetleri, ispat gücü itibarıyla resmi belge gibi kabul edilmekte ve bu senetlere yönelik eylemler TCK m. 205 kapsamında değerlendirilebilmektedir. Somut olayda, suça konu senedin yırtıldığı ve parçalarının ele geçirilemediği durumda, senedin TTK'da aranan yasal unsurları taşıyıp taşımadığı, yani resmi belge niteliğinde olup olmadığı saptanamamaktadır. Ceza hukukunun temel prensibi olan 'şüpheden sanık yararlanır' (in dubio pro reo) ilkesi gereğince, belgenin niteliği kesin olarak tespit edilemiyorsa, failin lehine olan durum kabul edilerek eylemin özel belgeye yönelik olduğu varsayılır. Bu nedenle, mahkeme sanığı TCK m. 208'e göre cezalandırmalıdır. (Yargıtay 11. Ceza Dairesi, Esas: 2013/10009 Karar: 2015/25819, Kaynak: tck-madde-208-ozel-belgeyi-bozmak-yok-etmek-veya-gizlemek-sucu.html)