Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 1996/1053 E. sayılı kararında, önalım davasında bedelde muvazaa iddiasını ispatlamak için dinlenen tanıkların beyanları neden yetersiz görülmüştür? Tanık beyanında aranan hangi nitelikler eksiktir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197261

Anılan Yargıtay kararında tanık beyanlarının muvazaa iddiasını ispatlamaya yetersiz görülmesinin temel nedeni, tanıklığın niteliğidir. Kararda, dinlenen tanıkların 'görgüye dayalı ve bizzat şahit oldukları bir olayı naklederek bir açıklamada bulunmadıkları', bunun yerine 'duyduklarını naklettikleri veya tahminen değerinin ne olacağını bildirdikleri' vurgulanmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na göre tanıklık, bir vakıa hakkında kişisel bilgi ve görgüye dayanmalıdır. Duyum, tahmin veya kişisel kanı, tanıklık olarak kabul edilmez. Bu olayda, tanıkların satış bedeline ilişkin doğrudan bir bilgisi veya görgüsü olmadığı, sadece duyumlarını veya tahminlerini aktardıkları için beyanları ispat açısından yetersiz bulunmuştur.