Bir kamu görevlisinin eyleminin, TCK m. 257 kapsamındaki 'görevi kötüye kullanma' suçunu mu yoksa Kabahatler Kanunu m. 32'deki 'emre aykırı davranış' kabahatini mi oluşturduğu ayrımında, Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10806 E. sayılı kararında hangi temel kriter esas alınmıştır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197254

Anılan Yargıtay kararında bu ayrım için temel kriter, kendisine uyulmayan emrin veya talebin hangi hukuki düzenlemeden kaynaklandığıdır. Olayda, kamu görevlisi bir Hukuk Mahkemesi'nin müzekkeresine cevap vermemiştir. Yargıtay, TCK m. 257'nin uygulanabilmesi için eylemin CMK m. 332'ye aykırılık oluşturması gerektiğini, CMK m. 332'nin ise sadece 'suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında' ceza makamlarınca istenen bilgileri kapsadığını belirtmiştir. Dolayısıyla, bir hukuk mahkemesinin talebine uymamak, ceza hukuku anlamında bir 'görevi kötüye kullanma' suçu oluşturmaz. Ancak bu eylem, kamu düzenini sağlamaya yönelik genel bir idari emre itaatsizlik niteliğinde olduğu için daha hafif bir yaptırım olan 'emre aykırı davranış' kabahatini (Kabahatler Kanunu m. 32) oluşturur. Temel kriter, talebin ceza yargılaması kapsamında olup olmadığıdır.