Bir ceza davasında sanık, 'antisosyal kişilik bozukluğu' teşhisi olduğunu ve bu nedenle suçu işlediğini iddia etmektedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2011/3181 E. sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda sanığın cezai ehliyetini tespit etmek için nasıl bir yol izlemesi gerekir? Sadece hastane raporu yeterli midir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197253

Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin anılan kararında, sanığın akli durumuna ilişkin iddiaları karşısında sadece mevcut hastane raporuyla yetinilmesinin 'eksik inceleme' olduğuna hükmedilmiştir. Mahkemenin izlemesi gereken yol şudur: Sanığın tedavi evrakları ve dava dosyasıyla birlikte İstanbul Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmesi, burada Gözlem İhtisas Dairesi'nde 'müşahade altına aldırılması' (yani bir süre gözlem altında tutulması), sonrasında suçu işlediği tarihteki cezai ehliyeti konusunda TCK m. 32 ve 34 kapsamında 4. İhtisas Kurulu'ndan rapor aldırılması gerekir. Eğer Gözlem İhtisas Dairesi raporu ile 4. İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olursa, konu Adli Tıp Genel Kurulu'na gönderilerek nihai rapor alınmalıdır. Yani, sadece poliklinik muayenesine dayalı bir rapor yeterli değildir; kapsamlı bir gözlem ve kurul raporu süreci işletilmelidir.