Hukukumuzda avukatlık mesleği bir 'kamu hizmeti' olarak tanımlanırken aynı zamanda 'serbest bir meslek' olarak icra edilmektedir. Bu iki niteliğin bir arada bulunmasının avukatın rolü ve sorumlulukları üzerindeki etkisini, metinlerde geçen 'vekaletname' ve 'avukatlık sözleşmesi' kavramları üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197177

Avukatlığın 'kamu hizmeti' olması, onun yargının kurucu bir unsuru olduğunu, adaletin tecellisine hizmet ettiğini ve mesleki etik kurallara (sır saklama, dürüstlük vb.) sıkı sıkıya bağlı olmasını gerektirir. Bu yönüyle avukat, sadece müvekkilini değil, aynı zamanda hukukun üstünlüğünü de savunur. 'Serbest meslek' olması ise, avukatın devlete bağlı bir memur olmadığını, faaliyetini bağımsız bir şekilde yürüttüğünü ve hizmetinin karşılığında ücret aldığını ifade eder. Bu iki nitelik, vekaletname ve avukatlık sözleşmesinde somutlaşır: 'Vekaletname', avukatın müvekkili adına yargı organları ve diğer kurumlar nezdinde işlem yapabilmesi için gereken resmi yetkiyi (kamu hizmeti yönü) sağlarken; 'avukatlık sözleşmesi', avukat ile müvekkil arasındaki özel hukuk ilişkisini, hizmetin kapsamını ve ücreti (serbest meslek yönü) düzenler.