TCK m. 216'da düzenlenen 'halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama' suçu ile TCK m. 214'te düzenlenen 'suç işlemeye tahrik' suçu arasındaki ayrımı, Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2016/1077 E. sayılı kararındaki olay üzerinden açıklayınız. Twitter üzerinden 'gezi eylemlerine katılanlara karşı yaralama' çağrısı yapmak neden TCK m. 216 kapsamında değerlendirilmemiştir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197159

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin ilgili kararında, TCK m. 216'daki suçun oluşabilmesi için halkın 'sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesiminin' diğer bir kesime karşı kışkırtılması gerektiği vurgulanmıştır. 'Siyasi görüş' veya 'belli bir olay karşısındaki düşünce farklılıkları' bu maddede sayılan özellikler arasında yer almamaktadır. Gezi eylemlerine katılanlar, bu korunan kategorilerden birine girmediği için sanığın eylemi TCK m. 216 kapsamında değerlendirilmemiştir. Bunun yerine, sanığın eylemi belirli bir 'suçun (yaralama) işlenmesini kışkırtan ve teşvik eden' bir nitelik taşıdığı için, TCK m. 214'te düzenlenen 'suç işlemeye tahrik' suçunu oluşturduğu kabul edilmiştir. Ayrım, tahrikin hedefindeki grubun niteliği (TCK 216) ile tahrikin konusunun belirli bir suç olması (TCK 214) arasındaki farktan kaynaklanmaktadır.