ByLock kullanımının FETÖ/PDY üyeliği suçunda delil olarak kabul edilmesine ilişkin Yargıtay içtihadının temelini açıklayınız. Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 25.06.2020 tarihli kararında, ByLock kullandığı tespit edilen bir sanık hakkında bozma kararı verilmesinin gerekçesi ne olabilir?
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, ByLock programının FETÖ/PDY tarafından gizli bir örgütsel haberleşme ağı olarak tasarlandığı ve sadece örgüt mensupları tarafından örgütsel talimatla kullanıldığı kabul edilmektedir. Bu nedenle, bir kişinin bu programı telefonuna yükleyip kullanması, tek başına dahi örgüt üyeliği için güçlü bir delil sayılmaktadır. Ancak Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 25.06.2020 tarihli kararında bir sanık için verilen bozma kararı, bu genel kabulün istisnaları olabileceğini göstermektedir. Metindeki analize göre bozma gerekçesi şudur: Sanığın ByLock'u 'örgütsel bir amaçla değil, sırf özel bir görüşme yapmak için' kullandığının ve 'örgütsel talimatla bu ağa dahil olmadığının' dosyadaki diğer delillerle (örneğin yazışma içeriklerinin örgütsel nitelikte olmaması) anlaşılması. Bu durum, her dosyanın kendi özelinde değerlendirilmesi gerektiğini ve ByLock kullanımının ardındaki somut amacın araştırılmasının önemini vurgulamaktadır.