Kırmızı ışıkta geçen ve alkollü olan bir sürücünün bir yayaya çarparak ölümüne neden olduğu bir olayda, sürücünün cezai sorumluluğunun 'olası kastla öldürme' (TCK m. 81, 21/2) mi yoksa 'bilinçli taksirle öldürme' (TCK m. 85, 22/3) mi olduğu nasıl ayırt edilir? TCK gerekçelerinde verilen otobüs şoförü örneğinden hareketle bu iki kavram arasındaki kritik farkı açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197113

Bu iki kavram arasındaki kritik fark, failin öngördüğü netice karşısındaki içsel tutumudur. TCK m. 22/3'e göre 'bilinçli taksirde' kişi neticeyi öngörür ancak istemez; 'olmaz, bana güveniyorum, gerçekleşmez' diyerek hareketine devam eder. TCK m. 21/2'de düzenlenen 'olası kastta' ise kişi neticenin gerçekleşebileceğini öngörür ve bu neticeyi kabullenir; 'olursa olsun' diyerek umursamaz bir tavırla hareket eder. TCK gerekçesindeki örnekte, kırmızı ışıkta geçen otobüs sürücüsünün, yaya geçidinden birilerinin geçebileceğini öngörmesine rağmen durmayıp devam etmesi, ölüm veya yaralama neticelerini 'kabullenmesi' olarak yorumlanmış ve olası kast olarak nitelendirilmiştir. Dolayısıyla, somut olaydaki sürücünün de neticeyi 'kabullenip kabullenmediği' araştırılarak bu ayrıma varılacaktır.