Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10806 E., 2018/227 K. sayılı kararında, bir Sulh Hukuk Mahkemesi'nin müzekkeresine cevap vermeyen kamu görevlisinin eyleminin neden TCK m. 257 kapsamındaki görevi kötüye kullanma suçunu oluşturmadığını CMK m. 332'nin lafzı bağlamında izah ediniz. Yargıtay bu eylemi hangi kanun kapsamında değerlendirmiş ve ne gibi bir sonuca varmıştır?
Yargıtay 5. Ceza Dairesi anılan kararında, CMK m. 332'nin açıkça 'suçların soruşturma ve kovuşturması sırasında Cumhuriyet savcısı, hakim veya mahkeme tarafından' istenilen bilgileri kapsadığını belirtmiştir. Somut olayda bilgi isteyen makam bir Hukuk Mahkemesi olduğu için, bu eylem CMK m. 332 ve dolayısıyla TCK m. 257 kapsamına girmemektedir. Ancak Yargıtay, bu eylemin 5326 sayılı Kabahatler Kanunu'nun 32. maddesinde düzenlenen 'emre aykırı davranış' kabahatini oluşturduğunu belirtmiştir. Kararda, suç tarihi ile inceleme günü arasında Kabahatler Kanunu'nda öngörülen 3 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle sanık hakkında idari para cezası verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.