Kadim Hukuk ve Danışmanlık Bürosu'nun çalışma prensipleri arasında yer alan 'vekâletin alınmasının ardından yargılama sürecine derhal dahil olunması' ilkesi, adil yargılanma hakkının hangi unsuruyla doğrudan ilişkilidir ve bu ilkeye uyulmamasının müvekkil açısından potansiyel riski nedir?
Bu ilke, Anayasa m. 36 ve AİHS m. 6'da güvence altına alınan 'adil yargılanma hakkı'nın bir unsuru olan 'hak arama hürriyetinin' ve 'etkili hukuki yardım alma hakkının' bir gereğidir. Yargılama süreçleri, kanunla belirlenmiş kesin ve hak düşürücü sürelere (cevap verme, delil sunma, kanun yoluna başvurma süreleri gibi) tabidir. Avukatın, vekaletnameyi aldıktan sonra sürece 'derhal' dahil olmaması, bu kritik sürelerin kaçırılmasına neden olabilir. Sürelerin kaçırılması ise, müvekkilin cevap hakkını, delil sunma hakkını veya kanun yoluna başvurma hakkını kaybetmesine, dolayısıyla davasını ispatlayamamasına ve sonuçta davasını kaybetmesine yol açabilir. Bu, müvekkil için telafisi imkansız hak kayıplarına neden olabilecek en temel risklerden biridir. Bu nedenle, avukatın sürece zamanında dahil olması, özen borcunun en önemli unsurlarından biridir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/beypazari-avukat-hukuk-burosu/)