Bir kamu görevlisinin, bir vatandaştan haksız bir menfaat temin ederken, 'Bu parayı vermezsen ruhsat başvurunu süresiz olarak bekletirim' şeklinde bir ifade kullanması, 'icbar suretiyle irtikap' mı, yoksa 'ikna suretiyle irtikap' mı sayılır? İki suç tipi arasındaki ayrımı sağlayan 'zorlama' ve 'hile' unsurlarını bu örnek üzerinden açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197070

Bu eylem, 'icbar suretiyle irtikap' (TCK m. 250/1) suçunu oluşturur. İki suç tipi arasındaki ayrım şöyledir: - İkna Suretiyle İrtikap: Kamu görevlisi, hileli davranışlarla, aldatıcı sözlerle mağdurun iradesini yanıltarak, onu gönüllü olarak menfaat sağlamaya yönlendirir. Mağdur, kandırıldığı için ödeme yapar. Örn: 'Bu iş için ek bir harç ödemeniz gerekiyor' diyerek aslında olmayan bir masrafı talep etmek. - İcbar Suretiyle İrtikap: Kamu görevlisi, görevinin sağladığı nüfuzu kötüye kullanarak, mağdur üzerinde manevi bir baskı (zorlama) kurar. Mağdur, yasal bir hakkının engelleneceği veya kendisine hukuka aykırı bir işlem yapılacağı korkusuyla menfaat sağlar. Somut örnekte, 'başvurunu bekletirim' ifadesi, bir hile değil, yasal bir yetkinin keyfi kullanılacağına dair açık bir 'manevi cebir' ve 'zorlama'dır. Mağdur, kandırıldığı için değil, zorlandığı ve korkutulduğu için ödeme yapmaya yönlendirilmektedir. Bu nedenle eylem icbar suretiyle irtikaptır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/irtikap-sucu-ve-cezasi)