İş hukuku uyuşmazlıklarında, işçinin sigortasız çalıştırıldığı iddiası hem bir 'hizmet tespit davası'nın hem de bir 'işçilik alacağı davası'nın (kıdem tazminatı vb.) konusu olabilir. Bu iki dava birlikte açılabilir mi, yoksa aralarında bir 'bekletici mesele' ilişkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197066

Bu iki dava birlikte, aynı dilekçede 'terditli' (kademeli) olarak açılabilir veya ayrı ayrı açılabilir. Ancak genellikle mahkemeler, bu iki dava arasında bir 'bekletici mesele' ilişkisi olduğunu kabul ederler. Şöyle ki; kıdem tazminatı, yıllık izin ücreti gibi işçilik alacaklarının doğru bir şekilde hesaplanabilmesi için, öncelikle işçinin 'hizmet süresinin' kesin olarak belirlenmesi gerekir. Hizmet tespit davası, tam olarak bu süreyi belirlemeyi amaçlar. Bu nedenle, bir işçi hem hizmet tespiti hem de buna bağlı alacakları talep ettiğinde, mahkeme genellikle önce hizmet tespitine ilişkin talebi karara bağlar, bu konudaki karar kesinleştikten sonra, tespit edilen yeni hizmet süresine göre alacakları hesaplar. Yani, hizmet tespit davasının sonucu, alacak davasının sonucunu doğrudan etkileyeceği için, alacak davası açısından 'bekletici mesele' yapılır. Bu, daha sağlıklı ve doğru bir karar verilmesini sağlar. (Kaynak: avukaterdemozkan.com/sigorta-hukuku/sigortasiz-isci-calistirma/)