Bir boşanma davasında mahkemenin 'davanın usulden reddine' karar vermesi ne anlama gelir ve bu kararın, 'davanın esastan reddine' karar vermesinden temel farkı nedir? Usulden ret kararı sonrası, davacı aynı nedenle yeniden dava açabilir mi?
İki karar arasındaki temel fark, mahkemenin uyuşmazlığın 'esasına' girip girmemesiyle ilgilidir. 1) Davanın Usulden Reddi: Bu karar, davanın esasına girilebilmesi için kanunun aradığı 'dava şartlarından' birinin eksik olduğu anlamına gelir. Örneğin, görevli veya yetkili mahkemede dava açılmamışsa, davacının hukuki yararı yoksa veya dava açmadan önce tamamlanması gereken bir prosedür (arabuluculuk gibi) tamamlanmamışsa, mahkeme davanın esasına hiç girmeden, usuli bir eksiklik nedeniyle davayı reddeder. Evet, davacı bu usuli eksikliği giderdikten sonra (örneğin, yetkili mahkemede yeniden dava açarak) aynı nedenle yeniden dava açabilir. Usulden ret kararı, kesin hüküm teşkil etmez. 2) Davanın Esastan Reddi: Bu kararda ise, mahkeme tüm usuli şartların tamam olduğunu tespit etmiş, davanın esasına girmiş, delilleri toplamış ve değerlendirmiş ve sonuç olarak davacının iddialarını haklı bulmadığına karar vermiştir. Örneğin, boşanma için ileri sürülen sebeplerin ispatlanamadığına karar vermiştir. Bu karar, esasa ilişkin olduğu için kesinleştiğinde 'kesin hüküm' teşkil eder ve davacı, aynı sebeplere dayanarak yeniden boşanma davası açamaz. (Kaynak: oner.av.tr/bosanma-davasi/)