TCK m. 315'e göre silah sağlama suçunun cezası 10 ila 15 yıl hapis iken, TCK m. 314'e göre silahlı örgüt üyeliğinin temel cezası 5 ila 10 yıldır. Örgüte sadece bir kez silah temin eden bir kişinin (yardım eden), örgütün sürekli bir üyesinden daha ağır bir ceza ile karşı karşıya kalması, 'adalet' ve 'orantılılık' ilkeleri açısından nasıl bir tartışma yaratır?
Bu durum, ceza adalet sistemindeki 'orantılılık' ve 'fiilin haksızlık içeriğiyle cezanın uyumlu olması' ilkeleri açısından ciddi bir tartışma yaratır. Tartışmanın odak noktası şudur: - Örgüt Üyeliği: Süreklilik arz eden, örgütle organik bir bağ kurmayı ve örgütün amacını benimsemeyi içeren, daha yoğun ve sürekli bir tehlike hali ifade eder. - Silah Sağlama: Tek bir eylemle gerçekleşebilen, örgüte dışarıdan yapılan bir yardımdır. Her ne kadar niteliği gereği çok tehlikeli bir yardım olsa da, haksızlık içeriği olarak sürekli bir üyelikten daha az olabilir. Kanun koyucunun, tek bir yardım eylemi olan 'silah sağlama' için, süreklilik gerektiren 'üyelik' suçundan daha ağır bir asgari ve azami ceza öngörmesi, bir orantısızlık olarak görülebilir. Bu durum, 'suçların tehlikeliliği' ile 'cezaların ağırlığı' arasındaki makul dengenin, silah sağlama fiilinin vahameti lehine, ancak genel iştirak ve suç teorisi mantığına aykırı olabilecek şekilde bozulduğu şeklinde eleştirilebilir. Kanun koyucu, silah temininin örgütlerin en hayati ihtiyacı olduğunu ve bu eylemin kendisinin üyelik kadar tehlikeli olduğunu düşünerek bu düzenlemeyi yapmış olabilir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/silah-saglama-sucu-ve-cezasi)