CMK'ya göre, tebligat işlemlerinde 'bilinen en son adres' kavramının önemi nedir? Bir sanığa daha önce usulüne uygun bir tebligat yapılmamış olan bir adrese, Tebligat Kanunu'nun 35. maddesine göre tebligat yapılması hukuken geçerli midir? (Yargıtay 2. CD 2013/31174)
'Bilinen en son adres' (Tebligat Kanunu m. 10), tebligatın muhatabına ulaşmasını sağlamak için birincil ve en temel kuraldır. Tebligatın bu adrese yapılması esastır. Tebligat Kanunu'nun 35. maddesi ise, bu adrese yapılan tebligatın iade edilmesi ve muhatabın adresini değiştirmesi durumunda, eski adrese yapılan tebligatın geçerli sayılmasını sağlayan istisnai bir usuldür. Hayır, geçerli değildir. Yargıtay 2. Ceza Dairesi'nin 2013/31174 sayılı kararında da vurgulandığı gibi, Tebligat Kanunu m. 35'e göre bir tebligatın geçerli olabilmesi için, 'daha önce aynı adrese, kanunun gösterdiği usullere göre (m. 10, 21 vb.) en az bir kez başarılı bir tebligat yapılmış olması' ön şarttır. Eğer o adrese daha önce hiç usulüne uygun bir tebligat yapılmamışsa, muhatap o adresi adli makamlara 'bildirmiş' sayılmaz. Bu durumda, iade gelen tebligat üzerine doğrudan m. 35'e göre işlem yapılması, tebligatı geçersiz kılar. Bu durum, sanığın savunma hakkını ve adil yargılanma hakkını doğrudan ihlal eder. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/ceza-muhakemesi-kanunu-5-madde-cmk/)