Yargıtay 4. Ceza Dairesi'nin 2017/5506 sayılı kararında, sanık hakkında tehdit suçundan kurulan hüküm, CMK'nın 253. maddesindeki 'uzlaştırma' hükümlerinin değişmesi nedeniyle neden bozulmuştur? Bu durum, 'lehe kanun' ilkesinin usul kurallarına uygulanmasının bir örneği midir?
Hüküm bozulmuştur çünkü, sanığın fiili işlediği tarihte uzlaştırma kapsamında olmayan tehdit suçu (TCK m. 106/1), yargılama devam ederken veya karar kesinleşmeden önce, 6763 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle 'uzlaştırma kapsamına' alınmıştır. Evet, bu durum 'lehe kanun' ilkesinin (TCK m. 7) ceza muhakemesi usulü kurallarına uygulanmasının tipik bir örneğidir. Uzlaştırma, sanığa kamu davasının düşmesi gibi çok önemli bir lehe sonuç sağlayan bir usul kurumudur. Yargıtay'a göre, sanık lehine olan bu tür usul kuralları da, derhal uygulanırlık ilkesinin bir istisnası olarak, geçmişe yönelik olarak uygulanmalıdır. Mahkemenin, yeni yasal duruma göre dosyada öncelikle uzlaştırma prosedürünü işletmesi, uzlaşma sağlanamazsa yargılamaya devam etmesi gerekirdi. Bu usuli eksiklik giderilmeden hüküm kurulması, bozma nedeni sayılmıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-34-gecici-nedenler-alkol-veya-uyusturucu-madde-etkisinde-olma.html)