Yargıtay 5. Ceza Dairesi'nin 2014/10806 sayılı kararında, hukuk mahkemesinin bilgi istemine cevap vermeyen kamu görevlisinin eylemi TCK m. 257'den suç sayılmamış, ancak Kabahatler Kanunu m. 32'deki 'emre aykırı davranış' olarak nitelendirilmiştir. Bu niteleme değişikliğinin, failin tabi olacağı 'zamanaşımı' süresi üzerindeki etkisi ne olmuştur?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #197013

Bu niteleme değişikliği, zamanaşımı süresini failin lehine olacak şekilde önemli ölçüde kısaltmıştır. Şöyle ki: 1) Suç Olarak Kalsaydı: Eğer eylem TCK m. 257'deki 'görevi kötüye kullanma' suçu olarak kabul edilseydi, bu suçun TCK m. 66'ya göre temel dava zamanaşımı süresi 8 yıl olacaktı. 2) Kabahat Olarak Nitelendirilince: Yargıtay, eylemin Kabahatler Kanunu m. 32'deki 'emre aykırı davranış' kabahatini oluşturduğuna karar vermiştir. Kabahatler Kanunu'nun 20. maddesine göre, bu tür idari para cezası gerektiren kabahatlerde soruşturma zamanaşımı süresi 'üç yıldır'. Somut olayda, suç tarihi ile inceleme günü arasında bu 3 yıllık zamanaşımı süresi dolduğu için, Yargıtay fail hakkında 'idari para cezası verilmesine yer olmadığına' karar vermiştir. Eğer eylem suç olarak kalsaydı, zamanaşımı henüz dolmamış olacaktı. Dolayısıyla niteleme değişikliği, failin herhangi bir yaptırıma maruz kalmamasını sağlamıştır. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-332-bilgi-isteme.html)