TCK'nın 34. maddesi, 'geçici bir neden' ile işlediği fiilin anlam ve sonuçlarını algılayamayan kişiye ceza verilmeyeceğini düzenler. 'Sistemik hastalıkların' (örneğin diyabet, üremi) bu kapsamda bir 'geçici neden' olarak kabul edilebilmesi için hangi koşulun gerçekleşmesi gerekir? Bir diyabet hastasının, her şeker komasına girdiğinde işlediği fiilden sorumsuz tutulması mümkün müdür?
Sistemik bir hastalığın TCK m. 34 kapsamında 'geçici bir neden' sayılabilmesi için, hastalığın kendisinin varlığı tek başına yeterli değildir. Temel koşul, suçun işlendiği sırada bu hastalığa bağlı olarak ortaya çıkan bir atak, kriz veya komplikasyon (örneğin, diyabete bağlı hipoglisemi veya hiperglisemi koması, üremik ensefalopati) nedeniyle, kişinin 'işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış veya tamamen ortadan kalkmış' olmasıdır. Bir diyabet hastasının, her şeker komasına girdiğinde işlediği fiilden sorumsuz tutulması, 'actio libera in causa' (sebebinde serbest hareket) ilkesiyle sınırlıdır. Eğer hasta, doktorunun tavsiyelerine uymayarak, ilacını almayarak veya diyetini bozarak 'kendi kusuruyla' komaya girmesine neden olmuşsa, bu durumda koma halindeyken işlediği taksirli suçlardan sorumlu tutulabilir. Sorumsuzluk, ancak kişinin kusuru olmaksızın ortaya çıkan ve iradesini ortadan kaldıran bir kriz anı için geçerlidir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-34-gecici-nedenler-alkol-veya-uyusturucu-madde-etkisinde-olma.html)