CMK m. 332'de düzenlenen 'bilgi isteme' yükümlülüğünün, TCK m. 257'deki 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturabilmesi için, bilgi istenen yazıda hangi uyarının bulunması zorunludur? Bu uyarının bulunmamasının, kamu görevlisinin cezai sorumluluğuna etkisi nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196974

CMK m. 332/2'ye göre, bu yükümlülüğe aykırılığın TCK m. 257'deki suçu oluşturabilmesi için, bilgi istenen yazıda (müzekkerede) iki uyarının açıkça yer alması zorunludur: 1) CMK m. 332'nin birinci fıkrası hükmünün (yani 10 gün içinde cevap verme zorunluluğunun) yazılması. 2) Bu hükme aykırı hareket etmenin 'Türk Ceza Kanununun 257 nci maddesine aykırılık oluşturabileceği' uyarısının yazılması. Eğer adli makam tarafından gönderilen yazıda bu yasal ihtarat (uyarı) bulunmuyorsa, kamu görevlisinin bilgi verme yükümlülüğünü ihlal etmesi TCK m. 257 kapsamında 'görevi kötüye kullanma' suçunu oluşturmaz. Çünkü kanun, suçun oluşabilmesi için bu şekil şartını aramaktadır. Bu uyarı, kamu görevlisinin eyleminin sonuçları hakkında bilgilendirilmesini ve hukuki öngörülebilirliği sağlayan bir güvencedir. Uyarının yokluğu, suçun unsurlarından birinin eksikliği anlamına gelir. (Yargıtay 5. CD 2013/11423 K. kararında da bu şerhin varlığına dikkat çekilmiştir.) (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/cmk-madde-332-bilgi-isteme.html)