Bir sanığın, orak hücreli anemi hastası olduğu ve hastalığı nedeniyle kullandığı ilaçların etkisiyle suçu işlediğini iddia etmesi durumunda, mahkemenin TCK m. 32 ve m. 34 kapsamında yapması gereken araştırma nedir? Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2011/5977 sayılı kararında, sadece hastane raporuyla yetinilmesi neden eksik inceleme sayılmıştır?
Bu durumda mahkemenin, sanığın cezai ehliyetinin tam olup olmadığını bilimsel olarak tespit ettirmesi gerekir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi'nin 2011/5977 sayılı kararına göre, bu tür ciddi iddialar karşısında yapılması gereken araştırma şudur: Sanık, tüm tedavi evraklarıyla birlikte Adli Tıp Kurumu'na sevk edilmeli ve 'Gözlem İhtisas Dairesi'nde müşahade (gözlem) altına alınmalıdır'. Müşahade sürecinden sonra, Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu'ndan, sanığın suç tarihindeki akli durumu ve TCK m. 32 (akıl hastalığı) veya m. 34 (geçici nedenler, ilaç etkisi) kapsamında algılama veya irade yeteneğinin etkilenip etkilenmediğine dair ayrıntılı bir rapor alınmalıdır. Sadece poliklinik muayenesine dayalı bir hastane raporuyla yetinilmesi, 'eksik inceleme' sayılmıştır. Çünkü sanığın durumunun karmaşıklığı (hem kronik hastalık hem madde bağımlılığı iddiası), kısa bir muayene ile anlaşılamayabilir. Müşahade, sanığın davranışlarının uzun bir süre boyunca uzmanlar tarafından gözlemlenmesini sağlayarak daha güvenilir bir sonuca ulaşılmasını hedefler. Cezai ehliyet, yargılamanın temel taşı olduğu için bu konuda en detaylı araştırmanın yapılması zorunludur. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-34-gecici-nedenler-alkol-veya-uyusturucu-madde-etkisinde-olma.html)