Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 24.04.2017 tarihli (E.2015/3, K.2017/3) ByLock kararının, bu programın delil olarak kabul edilmesindeki temel argümanları nelerdir? Bu karara göre, ByLock'un sadece FETÖ/PDY mensupları tarafından kullanılan bir program olduğu tespiti, ceza yargılamasında nasıl bir sonuç doğurmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196968

Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin bu öncü kararındaki temel argümanlar şunlardır: 1) Münhasırlık: ByLock, herkesin uygulama marketlerinden serbestçe indirebileceği bir program değildir. Sadece örgüt tarafından sağlanan özel bağlantılarla ve referans kodlarıyla yüklenebilen, kapalı devre bir iletişim sistemidir. Bu nedenle 'münhasıran' FETÖ/PDY mensupları tarafından örgütsel iletişim için kullanılmıştır. 2) Gizlilik ve Kripto: Program, güçlü bir kripto sistemi ile iletişimi gizlemeyi ve devletin denetiminden kaçmayı amaçlamaktadır. Bu da onun örgütsel bir araç olduğunu gösterir. 3) Operasyonel Kullanım: Programın, örgütün 15 Temmuz darbe girişimi dahil olmak üzere operasyonel faaliyetlerinde, talimatların iletilmesinde ve gizli haberleşmede kullanıldığı tespit edilmiştir. Bu argümanlar sonucunda Yargıtay, bir kişinin ByLock kullanıcısı olduğunun teknik verilerle kesin olarak tespit edilmesinin, o kişinin örgütle organik bir bağ içinde olduğunu gösteren ve örgüt üyeliği suçunun sübutu için 'tek başına belirleyici bir delil' niteliğinde olduğuna karar vermiştir. Yani, bu tespitin varlığı, aksi ispatlanmadıkça, kişinin örgüt üyesi olduğu yönünde güçlü bir karine oluşturmaktadır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Yeni-bylock-karari)