Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu (TCK m. 109), 'kesintisiz (mütemadi) suç' niteliğindedir. Bu niteliğin, suçun tamamlanma anı, zamanaşımının başlangıcı ve iştirak kurallarının uygulanması üzerindeki etkilerini açıklayınız.
Bir suçun 'kesintisiz' olması, fiilin icrasının bir anda bitmeyip, belirli bir süre devam etmesi anlamına gelir. Bu niteliğin hukuki sonuçları şunlardır: 1) Suçun Tamamlanma Anı: Suç, mağdurun hürriyetinin kısıtlandığı ilk anda tamamlanır. 2) Zamanaşımının Başlangıcı: Dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği (tamamlandığı) andan itibaren değil, haksız fiilin, yani mağdurun hürriyetinin kısıtlanmasının 'sona erdiği' (kesintinin bittiği) andan itibaren işlemeye başlar. Mağdur serbest kalana kadar zamanaşımı başlamaz. 3) İştirak: Suç, kesinti devam ettiği sürece 'işlenmeye devam ediyor' sayıldığı için, kesinti sona ermeden önce suça herhangi bir şekilde katılan (yardım eden, birlikte işleyen) herkes, fail olarak sorumlu tutulur. Yani, mağdur alıkonulduktan üç gün sonra gözcülük yapan bir kişi de suçun tamamına iştirak etmiş sayılır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu-ve-cezasi)