Bir kişinin gözaltındayken kötü muameleye veya işkenceye maruz kalması durumunda, bu şekilde elde edilen ifadenin hukuki geçerliliği nedir? Bu durumu düzenleyen temel yasal ilkeleri ve Anayasal güvenceleri belirtiniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196950

Gözaltındayken kötü muamele, işkence, tehdit, aldatma gibi 'yasak usullerle' elde edilen bir ifadenin hukuki geçerliliği yoktur; bu ifade 'mutlak olarak delil yasağı' kapsamındadır. Bu kuralın temel yasal dayanakları şunlardır: 1) Anayasa m. 38/5: 'Hiç kimse kendisini ve kanunda gösterilen yakınlarını suçlayan bir beyanda bulunmaya veya bu yolda delil göstermeye zorlanamaz.' 2) CMK m. 148: Bu madde, yasak sorgu yöntemlerini (kötü davranma, işkence, yorma, aldatma, cebir, tehdit vb.) açıkça sayar ve 'Yasak usullerle elde edilen ifadeler rıza ile verilmiş olsa da delil olarak değerlendirilemez.' hükmünü amirdir. Bu, bir 'mutlak delil yasağı'dır, yani hukuka aykırı ifadenin delil olarak kullanılmasına sanığın rızası dahi geçerlilik kazandırmaz. Bu tür bir ifade, hükme esas alınamaz. Ayrıca, bu eylemleri gerçekleştiren kamu görevlileri hakkında da işkence veya eziyet suçundan dolayı cezai sorumluluk doğar. (Kaynak: avmehmetgenc.com/blog/gozaltina-alinan-kisinin-haklari/27)