Yargıtay 14. Ceza Dairesi'nin 2014/4493 sayılı kararında, sanığın 14 yaşındaki mağdureyi 'internetteki çıplak resimlerini silme' bahanesiyle evine götürmesi eylemi neden 'çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' suçu değil de, 'cinsel amaçlı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma' (TCK m. 109/5) suçu olarak nitelendirilmiştir? Bu iki suç arasındaki ayrımı sağlayan temel unsur nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196917

Bu iki suç arasındaki ayrımı sağlayan temel unsur, failin 'amacı'dır (kastın özel bir görünümü olan saik). Yargıtay'ın kararında, sanığın eyleminin temelinde 'cinsel bir maksat' yattığı sonucuna varılmıştır. Sanığın mağdureyi eve götürmek için kullandığı 'resim silme' bahanesi, asıl cinsel amacını gizlemeye yönelik bir hiledir. TCK m. 109/5, suçun 'cinsel amaçla' işlenmesini özel bir nitelikli hal olarak düzenlemiştir. 'Çocuğun kaçırılması ve alıkonulması' (TCK m. 234) suçu ise daha genel bir koruma sağlar ve genellikle cinsel amaç dışındaki saiklerle (örneğin, fidye istemek, aileden koparmak) işlenir. Yargıtay, failin eyleminin arkasındaki nihai amacın cinsel nitelikte olduğunu değerlendirdiğinde, özel ve daha ağır yaptırım öngören TCK m. 109/5'in uygulanması gerektiğine, genel nitelikteki TCK m. 234'ün uygulanmasının ise suç vasfında yanılgı olduğuna karar vermiştir. (Kaynak: avmehmetgenc.com/kisiyi-hurriyetinden-yoksun-kilma-sucu-ve-cezasi)