Kesinleşmiş bir vergi kaçakçılığı (VUK m. 359) mahkumiyeti sonrası yapılan uyarlama yargılamasında, ilk yargılamada sanığa uygulanan cezanın üst haddi 5 yıl iken, yeni lehe kanunla bu suçun cezasının üst haddi 8 yıla çıkmıştır. Bu durumda, dava zamanaşımı süresi hesaplanırken eski (lehe) kanundaki 5 yıllık üst sınır mı, yoksa yeni (aleyhe) kanundaki 8 yıllık üst sınır mı dikkate alınmalıdır? TCK m. 7'nin bu konudaki ilkesini açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196916

Bu durumda dava zamanaşımı süresi, suçun işlendiği tarihte yürürlükte olan ve failin lehine olan kanundaki ceza üst sınırına göre hesaplanır. TCK m. 7/2, 'Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur' der. Bu ilke bir bütündür ve hem maddi ceza normları hem de zamanaşımı gibi usule ilişkin görünen ancak maddi hukukla sıkı bağı olan kurumlar için geçerlidir. Zamanaşımı süresi, cezanın üst haddine göre belirlendiği için (TCK m. 66), sonradan yürürlüğe giren kanunun ceza üst haddini artırması, zamanaşımı süresini failin aleyhine uzatması anlamına gelir. Lehe kanun ilkesi gereği, failin aleyhine olan bu yeni düzenleme geçmişe yürütülmez. Dolayısıyla zamanaşımı, suç tarihinde yürürlükte olan kanundaki 5 yıllık ceza üst sınırına göre hesaplanmaya devam eder. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/vuk-m359a-iliskin-uyarlama-davasinin-kapsami-ve-etkisi)