5275 sayılı Kanun m. 16'ya göre, 'akıl hastalığına tutulan' bir hükümlünün cezasının infazı nasıl bir usule tabidir? Bu durumun, 'diğer hastalıklardan' farkı nedir ve sağlık kurumunda geçen süreler cezaevinde geçmiş sayılır mı?
5275 sayılı Kanun m. 16, hükümlünün hastalık durumuna göre infaz rejimini farklılaştırmıştır. 'Akıl hastalığına tutulan' hükümlünün cezasının infazı 'geriye bırakılır'. Hükümlü, iyileşinceye kadar TCK m. 57'de belirtilen yüksek güvenlikli bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınır. Bu süreçteki en önemli hukuki sonuç, 'sağlık kurumunda geçen sürelerin cezaevinde geçmiş sayılmasıdır'. Yani kişi, hastanede geçirdiği süreyi cezasından mahsup eder. 'Diğer hastalıklar' (fiziksel hastalıklar) durumunda ise kural, cezanın infazına 'resmî sağlık kuruluşlarının mahkûmlara ayrılan bölümlerinde' devam edilmesidir. Ancak bu durumda, hapis cezasının infazı mahkûmun hayatı için 'kesin bir tehlike' teşkil ediyorsa, cezanın infazı yine iyileşinceye kadar geri bırakılabilir. Geri bırakma kararı her iki durumda da Adli Tıp Kurumu raporuna dayalı olarak infazın yapıldığı yer Cumhuriyet Başsavcılığınca verilir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/infaz-kanunu-madde-49-yonetim-tarafindan-alinabilecek-tedbirler.html)