HMK m. 201'de düzenlenen 'senede karşı senetle ispat' kuralı, senedin tarafları dışındaki 'üçüncü kişiler' için de geçerli midir? Mirasçıların, murisin yaptığı muvazaalı bir işleme karşı saklı paylarını korumak amacıyla açtıkları bir davada üçüncü kişi sayılıp sayılmayacağını tartışınız.
Hayır, 'senede karşı senetle ispat' kuralı (HMK m. 201) kural olarak senedin tarafları ve onların külli halefleri (mirasçıları) için geçerlidir. Senedin tarafı olmayan üçüncü kişiler, senede karşı olan iddialarını (örneğin senedin muvazaalı olduğu iddiası) tanık dahil her türlü delille ispat edebilirler. Mirasçıların durumu ise özeldir. Mirasçılar, kural olarak murisin (mirasbırakanın) külli halefi oldukları için onun hukuki konumuna sahiptirler ve senede karşı iddialarını senetle ispatlamak zorundadırlar. Ancak, mirasçılar eğer murisin yaptığı işlemin kendi 'saklı paylarını' ihlal ettiği gerekçesiyle (tenkis davası gibi) dava açıyorlarsa, bu durumda murise karşı kendi miras haklarını koruyan 'üçüncü kişi' konumunda sayılırlar. Bu halde, muvazaa iddialarını ve saklı paylarının ihlal edildiğini tanık dahil her türlü delille ispat edebilirler. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/tanikla-ispat/)