Yabancı uyruklu bir kişinin Türkiye'de ölmesi halinde, mirasçılarının Türk mahkemelerinden mirasçılık belgesi talep etmesi mümkündür. Bu durumda mahkeme, mirasçılığı ve miras paylarını belirlerken hangi ülkenin hukukunu esas alır? Miras konusu malların taşınır veya taşınmaz olmasının bu kurala bir etkisi var mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196910

Bu durumda, Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun (MÖHUK) hükümleri uygulanır. MÖHUK'a göre miras, 'ölenin milli hukukuna' tabidir. Yani mahkeme, ölen yabancının vatandaşı olduğu ülkenin medeni kanununa göre kimlerin mirasçı olduğunu ve miras paylarını belirler. Ancak bu kuralın önemli bir istisnası vardır: Türkiye'de bulunan 'taşınmazlar' (ev, arsa vb.) hakkındaki mirasçılık, Türk hukukuna tabidir. Bu ilkeye 'lex rei sitae' (malın bulunduğu yerin hukuku) denir. Dolayısıyla, mahkeme mirasçılık belgesini düzenlerken; murisin Türkiye'deki taşınmazları için Türk Medeni Kanunu'na göre, Türkiye'deki taşınır malları (banka hesabı, araba vb.) ve kendi ülkesindeki tüm malları için ise murisin vatandaşı olduğu ülkenin hukukuna göre bir paylaştırma yapar. Bu nedenle, bu tür mirasçılık belgeleri genellikle çift sütunlu veya açıklamalı olarak düzenlenir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/mirascilik-belgesi-verilmesi-veraset-ilami-davasi/)