Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının infaz rejiminde, belirli suçlar için (örneğin örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen devlet güvenliğine karşı suçlar) koşullu salıverilmenin kategorik olarak yasaklanması, AİHM tarafından hangi temel hakkin ihlali olarak görülmektedir? Bu durumun yarattığı yapısal sorunun çözümü için Türkiye'nin atması gereken yasal adım ne olmalıdır?
Bu durum, AİHM tarafından AİHS'nin 3. maddesinde düzenlenen 'işkence, insanlık dışı veya onur kırıcı ceza veya muamele yasağı'nın ihlali olarak görülmektedir. AİHM'e göre, bir hükümlünün ömrünün sonuna kadar hapiste kalacağının ve salıverilme umudunun hiçbir şekilde bulunmadığının en başından belli olması, cezanın amacını (ıslah) ortadan kaldıran ve insan onuruyla bağdaşmayan bir durumdur. Bu, 'umut hakkı'nın ihlalidir. Bu yapısal sorunun çözümü için Türkiye'nin atması gereken yasal adım, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 107/16. maddesi gibi, belirli suçlar için koşullu salıverilmeyi tamamen ve kategorik olarak yasaklayan hükümleri değiştirmektir. Yapılacak yasal düzenleme ile bu suçlardan mahkum olanlar için de, belirli bir süre (örneğin 25-30 yıl) yattıktan sonra, cezanın gözden geçirilmesine ve iyi halli olmaları gibi koşullara bağlı olarak koşullu salıverilme imkanının tanınması gerekmektedir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/umut-hakki-nedir/)