Yaralanmalı bir trafik kazasının takibinin 'şikâyete bağlı bir suç' olmasının, ceza davası ve tazminat davası süreçlerine etkileri nelerdir? Şikâyet süresi içinde şikâyette bulunulmamasının hukuk davası açma hakkını ortadan kaldırıp kaldırmadığını tartışınız.
Yaralanmalı trafik kazası, TCK'da 'taksirle yaralama' suçunu oluşturur ve bu suçun basit hali (kemik kırığına veya hayati tehlikeye neden olmayan yaralanmalar) şikâyete bağlıdır. Şikâyet süresi, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren 6 aydır. Ceza davasına etkisi: 6 aylık süre içinde mağdur şikâyetçi olmazsa veya şikâyetinden vazgeçerse, savcılık soruşturma yapamaz veya açılmış kamu davası düşer. Tazminat davasına etkisi: Şikâyette bulunulmaması veya ceza davasının düşmesi, hukuk mahkemesinde tazminat davası açma hakkını ortadan kaldırmaz. Çünkü ceza davası kamu hukukuna, tazminat davası ise özel hukuka (haksız fiil sorumluluğuna) dayanır ve farklı usul ve zamanaşımı sürelerine tabidirler. Hukuk mahkemesi, ceza davasının sonucuna bağlı olmaksızın, haksız fiilin unsurlarının (kusur, zarar, illiyet bağı) varlığını kendi delilleriyle değerlendirir. Ancak açılmış bir ceza davasındaki kusur tespiti, hukuk mahkemesi için önemli bir delil teşkil eder. (Kaynak: or.av.tr/yaralanmali-trafik-kazasi-tazminat-davasi/)