Bir avukatlık bürosu ile görüşme sürecinde, müvekkil adayının anlattığı bilgilerin gizliliği hangi hukuki temele dayanır? Avukat-müvekkil ilişkisi kurulmadan, sadece danışma aşamasında paylaşılan bilgiler de bu gizlilik kapsamında mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196878

Avukatın sır saklama yükümlülüğü, Avukatlık Kanunu'nun 36. maddesine ve Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları'na dayanır. Bu yükümlülük, sadece avukatlık mesleğinin bir gereği değil, aynı zamanda adil yargılanma hakkının ve savunma hakkının da temel bir güvencesidir. Evet, avukat-müvekkil ilişkisi resmi olarak bir vekaletname ile kurulmamış olsa bile, sır saklama yükümlülüğü başlar. Bir kişi, hukuki yardım almak amacıyla bir avukata başvurduğu andan itibaren, anlattığı tüm olaylar ve paylaştığı bilgiler 'meslek sırrı' kapsamına girer. Avukat, bu bilgileri müvekkil adayının izni olmaksızın hiçbir şekilde açıklayamaz ve aleyhine kullanamaz. Bu yükümlülük, meslekten ayrılsa bile süresiz olarak devam eder ve tanıklıktan çekinme hakkını da içerir. Bu, kişilerin çekinmeden avukatlara başvurabilmesi ve etkili bir hukuki yardım alabilmesi için elzemdir. (Kaynak: kadimhukuk.com.tr/makale/beypazari-avukat-hukuk-burosu/)