Bir sanığın, suç tarihinde 'antisosyal kişilik bozukluğu' tanısıyla tedavi gördüğü ve madde bağımlısı olduğu anlaşılmıştır. Sanık, suçunu bu durumların etkisiyle işlediğini iddia etmektedir. Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2011/6572 sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda yapması gereken usuli işlem nedir? Mahkemenin eksik inceleme ile hüküm kurması neden bir bozma sebebidir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196861

Yargıtay 6. Ceza Dairesi'nin 2011/6572 sayılı kararına göre, mahkemenin bu durumda yapması gereken usuli işlem, TCK m. 32 (Akıl Hastalığı) ve m. 34 (Geçici Nedenler) ışığında, sanığın suç tarihinde işlediği eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama (ayırt etme) ve davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneğinde bir azalma olup olmadığını, varsa bu azalmanın 'tamamen' mi yoksa 'önemli derecede' mi olduğunu Adli Tıp Kurumu gibi yetkili bir sağlık kuruluşundan aldıracağı bir raporla saptamaktır. Sanığın cezai ehliyeti, ceza sorumluluğunun temelini oluşturur. Bu konuda bir şüphe ortaya çıktığında, bu şüphe giderilmeden ve sanığın kusur yeteneği netleştirilmeden hüküm kurulması, savunma hakkının kısıtlanması ve adil yargılanma hakkının ihlali anlamına gelir. Bu nedenle, cezai ehliyete ilişkin araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile hüküm kurulması Yargıtay tarafından mutlak bir bozma sebebi olarak kabul edilmektedir. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-34-gecici-nedenler-alkol-veya-uyusturucu-madde-etkisinde-olma.html)