Bir kişi, iradesi dışında (örneğin, içeceğine gizlice katılan bir madde nedeniyle) aldığı uyuşturucu maddenin etkisi altındayken bir suç işlerse, bu kişinin cezai ehliyeti TCK m. 34/1 uyarınca nasıl değerlendirilir? Bu durumun, kişinin 'iradi olarak' alkol veya uyuşturucu madde alıp suç işlemesi (TCK m. 34/2) halinden temel farkı nedir?
TCK m. 34/1'e göre, 'geçici bir nedenle ya da irade dışı alınan alkol veya uyuşturucu madde etkisiyle', işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamayan veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme (irade) yeteneği önemli derecede azalmış olan kişiye 'ceza verilmez'. Bu durum, kusur yeteneğini ortadan kaldıran bir hal olarak kabul edilir. Kişi, kendi iradesi ve isteği dışında bu duruma düştüğü için işlediği fiilden sorumlu tutulmaz. Temel fark, maddenin alınmasındaki iradedir. TCK m. 34/2 ise, kişinin 'iradi olarak' yani bilerek ve isteyerek alkol veya uyuşturucu madde alıp bu maddenin etkisindeyken suç işlemesi durumunda, birinci fıkra hükmünün uygulanmayacağını belirtir. Bu halde, kişi kusur yeteneğinin tam olduğu kabul edilir ve işlediği suçtan tam olarak sorumlu tutulur. Hukuk sistemi, kendi iradesiyle kusur yeteneğini ortadan kaldıran veya azaltan kişiyi korumaz (actio libera in causa kuralı). (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-34-gecici-nedenler-alkol-veya-uyusturucu-madde-etkisinde-olma.html)