Lehe kanun değişikliği nedeniyle yapılan bir 'uyarlama davası'nda, mahkemenin incelemesi sadece lehe olan yeni hükümlerin tespiti ve tatbiki ile mi sınırlı olmalıdır? Yoksa bu yargılama sırasında, önceki yargılamada gözden kaçan maddi veya hukuki hatalar da giderilebilir mi? 'Uyarlama davası'nın kapsamını ve 'yargılamanın yenilenmesi' kurumu ile olan potansiyel ilişkisini analiz ediniz.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196829

Teorik olarak uyarlama davasının temel amacı, lehe kanun değişikliklerinin somut olaya tatbikidir. Ancak metinde savunulan ve doktrinde de kabul gören görüşe göre, duruşma açılarak yapılan bir uyarlama yargılamasında mahkemenin incelemesi bununla sınırlı kalmamalıdır. Dava yeniden görülmeye başlandığı için, bu süreçte ortaya çıkan yeni deliller (CMK m. 207) veya ilk yargılamada yapıldığı fark edilen bariz maddi ve hukuki hatalar da giderilmelidir. Uyarlama yargılaması, dar anlamda bir 'yargılamanın yenilenmesi' değildir, ancak kesinleşmiş bir hükmü ortadan kaldırıp dosyayı yeniden ele aldığı için benzer sonuçlar doğurabilir. Maddi hakikate ve adalete ulaşma ilkesi gereğince, mahkeme sadece lehe kanun değişikliğiyle yetinmemeli, tespit ettiği diğer lehe hususları ve hataları da düzelterek yeni bir hüküm kurmalıdır. Bu, yargılamanın bir bütün olarak adil bir sonuca ulaşmasını sağlar. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/vuk-m359a-iliskin-uyarlama-davasinin-kapsami-ve-etkisi)