Anayasa Mahkemesi'nin Kadri Enis Berberoğlu kararında tespit ettiği hak ihlallerinin İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından giderilmemesi üzerine, AYM ikinci bir ihlal kararı vermiştir. Bu durum, Anayasa m. 153 ('Anayasa Mahkemesi kararları... yasama, yürütme ve yargı organlarını... bağlar.') hükmü çerçevesinde bir 'yargı krizi' olarak nitelendirilebilir mi? AYM'nin ikinci kararında, kararı sadece Derece Mahkemesi'ne değil, TBMM, Adalet Bakanlığı ve HSK'ya da göndermesinin ardındaki hukuki ve anayasal amacı analiz ediniz.
Evet, bu durum bir 'yargı krizi' olarak nitelendirilebilir. Anayasa'nın 153. maddesi, AYM kararlarının kesin ve tüm devlet organları için bağlayıcı olduğunu amir bir hükümle düzenlemiştir. Bir ilk derece mahkemesinin, AYM'nin hak ihlali kararının gereğini yerine getirmeyi reddetmesi, anayasal hiyerarşiyi ve hukuk devleti ilkesini zedeleyen bir durumdur. AYM'nin ikinci kararında, hükmü diğer yüksek kurumlara da göndermesi, bu krizin çözümünde anayasal bir mekanizma arayışıdır. Bu tebliğ ile AYM; 1) TBMM'ye yasama dokunulmazlığı hakkının korunması görevini hatırlatmakta, 2) Adalet Bakanlığı'na yürütme erki olarak yargı kararlarının uygulanmasını sağlama sorumluluğunu bildirmekte, 3) HSK'ya ise yargı kararlarına uymayan hakimler hakkındaki denetim ve disiplin yetkisini işaret etmektedir. Bu, ihlalin sadece tek bir mahkemenin tasarrufuyla giderilemediği, anayasal düzenin işleyişiyle ilgili daha geniş bir soruna dönüştüğü ve diğer anayasal organların da sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiği mesajını vermektedir. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/Anayasa-Mahkemesi-Yeni-Enis-Berberoglu-Karari)