Üyesi olmadığı silahlı örgüt adına suç işleme suçu (TCK m.220/6) ile silahlı örgüt üyeliği (TCK m.314/2) suçu arasındaki temel farklar nelerdir? Yeni düzenleme ile üye olmayan ancak örgüt adına suç işleyen bir kişiye, örgüt üyesi ile aynı cezanın verilebilmesi 'ölçülülük' ilkesi açısından nasıl bir tartışma yaratmaktadır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196809

Silahlı örgüt üyeliği (TCK m.314/2), kişinin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olması, örgütün amacını benimsemesi ve süreklilik arz eden bir iradeyle örgütsel faaliyetlerde bulunmasıyla oluşur. Üyesi olmadığı örgüt adına suç işleme (TCK m.220/6) ise, kişinin örgüte organik bir bağı olmaksızın, örgütün bilgisi ve iradesi dahilinde veya örgütün genel çağrılarına uyarak münferit bir suç işlemesidir. Yeni düzenleme ile TCK m.220/6 için öngörülen '2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis' cezası, TCK m.314/2'deki silahlı örgüt üyeliği cezasının alt ve üst sınırlarıyla (artırımlarla) neredeyse aynıdır. Bu durum, 'ölçülülük' ilkesi açısından ciddi bir tartışma yaratır. Örgütün hiyerarşisine dahil olan, süreklilik gösteren ve daha yoğun bir tehlike arz eden 'üyelik' fiili ile, örgüte organik bağı olmayan bir kişinin işlediği tek bir eylem arasında bir ağırlık farkı olması gerekirken, cezaların benzer olması, daha az kusurlu eylemin, daha ağır kusurlu eylemle eşdeğer tutulması sonucunu doğurabilir. Metinde de belirtildiği gibi, bu durumun 'hakkaniyetli, adaletli ve ölçülü olduğu söylenemez'. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/uyesi-olmadigi-silahli-orgut-adina-suc-isleme-sucuna-iliskin-yeni-hukmun-tatbiki)