TCK m.220/6'da düzenlenen 'üyesi olmadığı silahlı örgüt adına suç işleme' suçu, Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edildikten sonra 7499 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Bu yeni düzenlemenin, 12.03.2024 tarihinden önce işlenmiş suçlar açısından uygulanabilirliğini 'lehe kanun' ilkesi (TCK m.7) çerçevesinde nasıl değerlendirmek gerekir? Yeni ve eski düzenlemelerin ceza alt ve üst sınırları açısından bir mukayesesini yapınız.
TCK m.7/2 gereği, suç işlendikten sonra yürürlüğe giren kanunun hükümleri, önceki kanuna göre failin lehine ise, yeni kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu ilkeye 'lehe kanun ilkesi' denir. AYM'nin iptal ettiği ve 7499 sayılı Kanunla yeniden düzenlenen TCK m.220/6 hükmü, ceza miktarını doğrudan belirlediği için maddi ceza hukukuna ilişkindir. Dolayısıyla, 12.03.2024'ten önce işlenmiş suçlar için yeni ve eski düzenlemeler arasında bir 'lehe kanun' mukayesesi yapılmalıdır. Yeni düzenleme, '2 yıl 6 aydan 6 yıla kadar hapis' cezası öngörmektedir. İptal edilen eski düzenleme ise TCK m.314'e atıfla '2 yıl 6 ay ila 3 yıl' alt sınır ve '5 yıl ila 6 yıl' üst sınır aralığında bir cezaya işaret ediyordu. Alt hadler karşılaştırıldığında yeni düzenleme lehedir. Üst hadler bakımından ise eski düzenlemenin alt sınırı (5 yıl) yeni düzenlemenin üst sınırından (6 yıl) daha lehe gibi görünse de, mahkemelerin genellikle alt hadden ceza verdiği düşünüldüğünde, yeni düzenlemenin genel olarak daha lehe olduğu kabul edilebilir. Ancak her somut olayda, mahkemenin temel cezayı belirlerken kullandığı takdir aralığına göre bu değerlendirme değişebilir. Mahkemeler, her iki kanunu bir bütün olarak ele alıp sanık için en lehe olanı uygulamalıdır. (Kaynak: sen.av.tr/tr/makale/uyesi-olmadigi-silahli-orgut-adina-suc-isleme-sucuna-iliskin-yeni-hukmun-tatbiki)