Bir siyasetçinin mitingde '...kan gövdeyi götürecek' şeklindeki genel ve soyut ifadeleri sonrası çıkan olaylarda kamu mallarına zarar verilmiştir. Bu siyasetçinin eylemi, TCK m. 214 (Suç İşlemeye Tahrik) kapsamında mı, yoksa işlenen suçlara 'azmettiren' sıfatıyla iştirak kapsamında mı değerlendirilmelidir? Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/12518 sayılı kararının bu ayrımdaki rolünü açıklayınız.
Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/12518 sayılı kararına göre, bu tür genel ve somut bir eylem çağrısı içermeyen ifadeler, TCK m. 214/1 kapsamında 'suç işlemeye tahrik' suçunu oluşturur. 'Azmettirme' ise belirli bir kişiyi, belirli bir suçu işlemeye teşvik etmektir. TCK m. 214'ün gerekçesinde de belirtildiği gibi, tahrik belirsiz kimselere yönelik bir hazırlık hareketi niteliğindedir ve bir tehlike suçudur. Yargıtay, siyasetçinin sözlerinin genel nitelikte olması ve toplulukça işlenen somut mala zarar verme suçlarına doğrudan azmettirdiğinin anlaşılamaması nedeniyle, eylemin TCK m. 214/1 kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine, ayrıca diğer suçlardan mahkumiyet kararı verilmesinin hatalı olduğuna hükmetmiştir. Eğer siyasetçi, 'Şu binayı yakın' gibi belirli bir eyleme yönlendirme yapsaydı, azmettirme söz konusu olabilirdi. (Kaynak: barandogan.av.tr/blog/mevzuat/tck-madde-214-suc-islemeye-tahrik-sucu.html)