Yargıtay, mobbing davalarında ispat yükümlülüğü konusunda hangi yaklaşımı benimsemektedir?
Yargıtay, mobbingin genellikle mağdur ile fail arasında geçtiği ve doğrudan kanıtlanmasının zor olduğu gerçeğinden hareketle, ispat kurallarını esneten bir yaklaşım benimsemektedir. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 15 Aralık 2021 tarihli, E. 2021/12218 K. 2021/16601 sayılı kararında da belirtildiği gibi, 'yaklaşık ispat' kavramı kabul edilmektedir. Buna göre, mobbinge uğradığını iddia eden işçinin, mobbingin varlığına dair 'güçlü bir emare' veya 'olguyu kuvvetle muhtemel kılan bir durumu' ortaya koyması yeterlidir. Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve işveren, mobbingin mevcut olmadığını ispatlamakla yükümlü hale gelir. Bu, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 5. maddesindeki eşit işlem borcuna aykırılık iddiasındaki ispat kuralına benzer bir uygulamadır.