Yargıtay 9. Ceza Dairesi'nin 2010/855 K. sayılı kararında, Anayasayı ihlal suçunun (TCK m. 309) oluşabilmesi için aranan 'cebir ve şiddet' unsurunun niteliği nasıl tanımlanmıştır? Bir örgütün sadece silahlanması ve vahim eylemler planlaması bu suçun oluşumu için yeterli midir?
Yargıtay 9. Ceza Dairesi, anılan kararında Anayasayı ihlal suçunun oluşabilmesi için failin veya örgütün sadece cebir ve şiddet kullanma amacı taşımasının yeterli olmadığını, bu amaca yönelik olarak ülke genelinde 'amacı gerçekleştirme tehlikesi yaratabilecek nitelikte' ve 'ağır suç teşkil eden' somut icra hareketlerine girişilmiş olması gerektiğini vurgulamıştır. Buna göre, bir örgütün sadece silahlanması ve Anayasal düzeni yıkmaya yönelik vahim eylemler planlaması, bu planlar eyleme dökülmediği sürece, TCK m. 309'un oluşumu için yeterli değildir. Bu tür faaliyetler, icra hareketine dönüşmediği için 'suça hazırlık hareketi' niteliğinde kalır. Hazırlık hareketleri ise kural olarak cezalandırılmaz. Bu durumda failin eylemi, Anayasayı ihlal suçunu değil, şartları varsa TCK m. 314'te düzenlenen 'silahlı terör örgütü kurmak ve yönetmek' suçunu oluşturur. Suçun TCK m. 309'a evrilebilmesi için hazırlık aşamasının geçilip icra aşamasına gelinmesi şarttır. (Kaynak: avmehmetgenc.com/anayasayi-ihlal-sucu-ve-cezasi)