TCK m. 309'da düzenlenen Anayasayı İhlal Suçu, neden 'neticesiz suç' olarak kabul edilir ve bu durumun 'teşebbüs' hükümlerinin uygulanabilirliği üzerindeki etkisi nedir? Bir darbe girişiminin başarısız olması halinde, faillerin sorumluluğu teşebbüs aşamasında mı kalır, yoksa suç tamamlanmış mı sayılır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196321

Anayasayı İhlal suçu, bir 'tehlike suçu' ve 'neticesiz suç'tur. Suçun tamamlanması için Anayasal düzenin fiilen ortadan kaldırılması veya değiştirilmesi gibi bir 'netice'nin gerçekleşmesi aranmaz. Suçun maddi unsuru, 'cebir ve şiddet kullanarak' bu amaca yönelik 'elverişli icra hareketlerine' başlamaktır. Bu icra hareketlerine başlandığı anda, amaçlanan netice (Anayasanın ihlali) gerçekleşmese dahi suç tamamlanmış sayılır. Bu yapısı nedeniyle, bu suç 'teşebbüse elverişli değildir'. Bir darbe girişimi, başarılı olup olmamasından bağımsız olarak, Anayasal düzeni cebir ve şiddetle değiştirmeye yönelik elverişli icra hareketlerine (örneğin, stratejik noktaların ele geçirilmesi, meclisin bombalanması) başlandığı anda tamamlanmış olur. Bu nedenle failler, 'darbeye teşebbüs'ten değil, 'tamamlanmış Anayasayı İhlal suçundan' (TCK m. 309) sorumlu tutulurlar. (Yargıtay 16. Ceza Dairesi'nin 2018/1546 K. sayılı kararı bu yöndedir.) (Kaynak: avmehmetgenc.com/anayasayi-ihlal-sucu-ve-cezasi)