Evden ayrılırken şiddete maruz kalan veya can havliyle kaçan bir kadının, ziynet eşyalarını yanında götürmediği iddiası karşısında, ispat yükü kime aittir? Yargıtay'ın 'hayatın olağan akışı' ilkesini bu durumda nasıl uyguladığını açıklayınız.

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196304

Bu durumda ispat yükü davalı kocaya aittir. Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre, bir kadının evden ayrılırken şiddet görmesi, kovulması veya can güvenliği endişesiyle aniden ayrılmak zorunda kalması halinde, değerli eşyaları olan ziynetlerini yanına alması 'hayatın olağan akışına aykırı' kabul edilir. Bu durumda, kadının ziynetleri evde bıraktığına dair bir karine oluşur. Kocanın, kadının bu koşullar altında ziynetleri yanında götürdüğünü iddia etmesi halinde, bu iddiasını kendisinin ispatlaması gerekir. Kadının sadece 'evden ayrıldım' demesi yeterli değildir; ayrılışın niteliğinin (şiddet, kovulma vb.) tanık beyanları gibi delillerle desteklenmesi, ispat yükünün yer değiştirmesi için önemlidir. (Kaynak: or.av.tr/bosanmada-ziynet-talebi/)