Bir boşanma davasında davalı koca, kadına ait ziynet eşyalarının evliliğin ortak giderleri (düğün borcu, ev kirası vb.) için harcandığını savunuyorsa, ispat yükü kime aittir? Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bu konudaki yaklaşımını ve 'iade edilmemek üzere verme' olgusunun ispatını analiz ediniz.
Bu durumda ispat yükü yer değiştirir ve davalı kocaya geçer. Genel kural, ziynetlerin varlığını ispat yükünün davacı kadında olmasıdır. Ancak davalı koca, ziynetlerin varlığını kabul edip bunların ortak giderler için harcandığını savunuyorsa, bu ziynetlerin 'iade edilmemek üzere' (bağış olarak) ve kadının 'kendi rızasıyla' kendisine verildiğini ispatlamakla yükümlüdür. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2013/1006 K. sayılı kararında da belirtildiği gibi, kadının ziynetlerini ortak ihtiyaçlar için kocasına vermesi, hayatın olağan akışı içinde bir borç verme (iade edilmek üzere verme) olarak kabul edilir. Kocanın, bu eşyaların kendisine bağışlandığını ve iade yükümlülüğü olmadığını yazılı delil veya güçlü tanık beyanları gibi kesin delillerle ispatlaması gerekir. Aksi takdirde, koca bu ziynetleri kadına iade etmekle veya bedelini ödemekle yükümlü olur. (Kaynak: or.av.tr/bosanmada-ziynet-talebi/)