Boşanma davalarında ziynet eşyalarının (düğün takılarının) mülkiyeti konusunda Yargıtay'ın benimsediği genel ilke nedir? Erkeğe takılan ve erkeğe özgü nitelikte olan (örneğin erkek saati, kol düğmesi) takılar bu ilkenin istisnası mıdır?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196302

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarına göre, evlilik münasebetiyle, kim tarafından ve kime takıldığına bakılmaksızın, kadına ve erkeğe takılan tüm ziynet eşyaları (çeyrek, yarım, tam altın, bilezik, set vb.) kadına bağışlanmış sayılır ve onun kişisel malı (TMK m. 220) kabul edilir. Bu, hayatın olağan akışına ve örf ve adete dayanan bir karinedir. Ancak bu karinenin istisnaları vardır. Yargıtay, niteliği itibarıyla (örneğin erkeğe özgü kol saati, kol düğmesi) veya yerel adetler gereği erkeğe ait olduğu açıkça anlaşılan eşyaların erkeğin kişisel malı olduğunu kabul etmektedir. İspat yükü, bu genel karinenin aksini iddia eden taraftadır. Yani koca, kendisine takılan bir takının kadına bağışlanmadığını, kendisine ait olduğunu ispatlamakla yükümlüdür. (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3983 K. 2019/302). (Kaynak: or.av.tr/bosanmada-ziynet-talebi/)