Anayasa Mahkemesi'nin 'İlkay Mahanoğlu' başvurusunda (B. No: 2018/17652), ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında, ön alım bedelinin yargılama sürecinde nemalandırılmaması hangi temel hakkın ihlali olarak kabul edilmiştir? Mahkemenin bu konudaki pozitif yükümlülüğü nedir?

Yargı Pusulası bilgi merkezi soru-cevap kaydı #196191

Anayasa Mahkemesi, İlkay Mahanoğlu başvurusunda, ön alım bedelinin yaklaşık altı yıllık dava sürecinde nemalandırılmamasının ve değer kaybına uğratılarak ödenmesinin, Anayasa'nın 35. maddesinde güvence altına alınan 'mülkiyet hakkının' ihlali olduğuna karar vermiştir. AYM, bu tür özel kişiler arası uyuşmazlıklarda devletin 'pozitif yükümlülükleri' olduğunu vurgulamıştır. Mahkemenin pozitif yükümlülüğü, tarafların menfaatlerini dengelemek ve sürecin taraflardan biri aleyhine ölçüsüz bir sonuca yol açmasını önlemektir. Bu bağlamda mahkeme, dava açıldıktan sonra makul bir süre içinde, belirlenen ön alım bedelinin vadeli bir mevduat hesabına yatırılarak nemalandırılmasına karar verme şeklinde basit bir tedbirle, yargılamanın uzamasının başvurucu (davalı) üzerinde yarattığı olumsuz etkiyi (paranın enflasyon karşısında erimesi) asgari seviyeye indirme imkanına sahiptir. Bu tedbiri almayarak başvurucunun mülkiyet hakkının ihlaline neden olmuştur. (Kaynak: www.zulkufarslan.av.tr/on-alim-bedeli-deger-kaybi/)